Kısa keseceğim..gidiyorum...yanii blogcudan gidiyorum..çok sevdiğim bloğumdan gidiyorum..nedeni sadece kendim.Bir süredir düşünüyordum.bugüne kısmetmiş..kısa sürdüğüne üzüldüm.belki birgün başka bir blogda görüşürüz kimbilir...belki geri dönerim:) benim sağım solum belli olmaz... şimdilik sevgiyle kalın....
her son yeni bir başlangıçtır...
ben geldim...:)
eşimin hasretine dayanamdım....
yarın bizim evlilik yıldönümümüz..
anneciğimin dediği gibi, eksilerek değil çoğalarak yarınlara inşallah....
bir süre yokum...marmarise gidiyorum:) en kısa zamanda tekrar yazacağım inşallah.. abiciğim, canım Arınım ve annesi de aramıza katılacak bu ay sonunda...sadece eşimden bir süreliğine ayrı kalacağım için üzgünüm:( onu çok özleyeceğim......bloğumuda:)
evett romantik bir resimle açtım yeni post umu:) resim bendeniz tarafından çekilmiş olup, sevgili arkadaşlarımızın resmidir:) oh nihayet birisi çıkıp, amannin o benim resmim niye izin almadın, niye yalvarmadın, tüm hakkı bana aitti diye çemkirmeyecek..ama alışkanlık oldu ben kendi kendime çemkiririm o zaman...:) neysee, bu pazar neredeyse 1 yıldır geçirdiğim en eğlenceli günlerden birini geçirdim.sevgili arkidişlerimizle pikniğe gittik...'bizim evin neşesi' kod adlı arkidişimiz izmirden geldi cumartesi günü, diğer arkidişlerimizde burada üniversitede okuyan 'üniversite gençliği' olduğu için pikniğimiz gayet neşeli geçti...mangallar yapıldı, tavuklar, sucuklar yendi, gitar çalınıp şarkılar söylendi başka bir arkadaşın evinin bahçesinde, sonra dediler hadi deniz kıyısına gidelim, deniz kıyısına gidildi, yine gitar çalınıp şarkılar söylendi muhabbet edildi...ve günü böylece bitirdik....yatağımıza yatıp uzandıktan sonra geçen günün güzelliklerinin hayaliyle uykuya dalındı...
hıdırellez günü geleneksel taş toplama ve denize dilek atma operasyonunu gerçekleştirdik annecimle..ben çok seviyorum bu hıdırellezi:)
havalar ısındı, millet kısa kolluları giymeye başladı bile, bende balkon sezonunu açtım, balkonuma masamı, şemsiyemi koydum, çiçeklerimi koydum:) kahvaltımızı ve akşam yemeğimizi orada yiyoruz artık...
yorumsuz!!!
sınavıma girdim...mutluyum huzurluyum,umutluyum:) sınavdan sonra da pikniğe gittik ailecek:) çok küsel geçti...yorgunluğumu aldı.bu hafta grip oldum.ama beni düzenli okuyanlar bilirki grip olmadığım bir ay neredeyse yok.o yüsden biliyorum kimse iplemeyecek:) neyse sonuçta biras daha iyiyim...2 haftadır evin hiçbirşeyiyle ilgilenmediğim için bu hafta başı anneciğimle beraber güsel bi temizlik yaptık..ikimizde günün sonunda yorgun ve bitap düştük ama evcağızım piril piril oldu:) bu pırıltı ne zamana kadar sürer orası tartışılır ama olsun:)
doğumgünüme 1 gün kaldı....heyooooo....aslında kocişkom ve babişkomdan doğumgünü hediyemi şimdiden aldım...ikisi bir olup bana bir çift ne zamandır istediğim nike spor ayakkabıyı almışlar:) tabii ben havalara uçtum..anneciğimdende aldım hediyemi çok güsel bi elbise almış bana:) sonuçta hediyelerim önceden geldi..bende önceden mutlandım:)heueh!!
havalarda gittikçe düzeliyor, yazın kokusu burnuma gelmeye başladı..içimde kıpraşıyor:) bir yerlere gidesim var..mp3 playerımı alıp, otobüse binesim var...öslemişim yolculuk etmeyi, üniversitedeyken antalyadan, şehirimin arası 14 saat sürüyordu, bazıları için tam bir felaket olan bu yolculuk benim için keyifti..gerçi rahatsız edici durumlarla karşılaşabiliyor insan ama çoğunda ben kendimi bir şekilde bu olumsuz durumlardan kurtardım.mesela annem , otobüste ön koltukta oturur.çok istisnai durumlar hariç 2.sırada bile oturamaz, bense ön koltukta sıkılıyorum, bana versinler arka taraflardan bir yer, bir de cam kenarı, ben yastığımı dayayayım pencereye, takıyım kulaklıklarımı, kimse beni ellemesin mümkünse:) hatta bi yolculuğumda babam gitmiş 2 numerodan almış, ben bindim ama istemiyorum ön koltukta oturmak , arkalara doğru baktım, ve şööle bi sesimi yükselttim, benimle yer değiştirmek isteyenler varsa değiştirebilirim, ama cam kenarı olsun dedim:) heheh ..hemen ordan sazan bi teyzem çıktı, gariban sıkışmış cam kenarına öölece sıkılıp oturuyor, gel teyze dedim sen öne kurul, bende oraya geçeyim:) açık artırma yaptım yanii:) bi de şansıma genelde yanıma ya hafif tombiş ya da yaşlı ve kilolu insanlar denk gelir, bende bizzat kendim minyon bi tip olduğumdan üstüme çıkarlarda çıkarlar, bi taraflarını sığdırmak için yayılırlarda yayılırlar..buldular tabii benim gibi zayıfcana kızı..ama bana sökmez tabii:) benim otobüs maceralarım bitmez aslında. olur ya her yolculukta mutlaka çatlak bir tip çıkar...bir yolculuğumda da ,muavin açtı hababam sınıfını, son versiyonu olanı tabi, izliyos, çaprazımda oturan çatlak teyzem galiba ilk defa izlio filmi yarıla yarıla gülüyor, ama ne gülmek, şöförün konsantrasyonu gitti tabii, neyse bi şekilde film bitti , artık herkesin uyuma vakti , gecenin bir körü olmuş , kadın tuturdu ben bi tane daha film izleyeceğim, ilk önce kısık sesle olan konuşma giderek alevlendi, şiddetlendi kadın 'yok diyoooo ben film izleyeceğim kardeşim, tak bir film daha' otobüste ayağa kalkanlarmı ararsın, sus be kadın , uyumak istiyoruz biz, kes sesini' diye isyan eden yolcu topluluğu, ama çatlak yolcumuz kendi dediğini yaptırdı, ve bir tane filmi koydurdu...asıl önemli olan sonrası, ilk başta biraz bakıldı, çatlağımızın yanında duran, artık bitap düşmüş olan genç kızımıza dönüp, ayy çok sıkıcıymış bu film diyip holdur holdur uyuması, tüm millette isyan duygusu uyandırdı....
evet var böyle çatlaklar.... genelde ben otobüste sessiz, sorunsuz bir yolcu profili çizerim ama tartışmalarım da olmuştur yanii bu tartışmalarda genelde koltuğumu yatırdığımdan olmuştur, çünkü bendeniz biner binmez koltuğumu hafif yatırırım, tüm yol boyunca sopa yutmuş gibi dimdik gidenleri de anlayamam, ama bir keresinde kulağımdaki kulaklığı kendi elleriyle çıkarıp, ' lütfen müziğinizin sesini kısarmısınız, beni rahatsız ediyor'diyen bir bayanla tartışmıştım, ne alaka yani, o kadar açık da değidi sesi..yine bir kere de şöför beni yine ön koltuktayken arka koltuklara aldırmıştı:) heheh!! konu yine mp3 çalarım, oradan gelen vız vızzzz ses konsantrasyonunu bozuyormuş, benim içinde süper olmuştu, çünkü yol buyunca şöför 1 kilo çekirdeği bitirmişti, ve beni bilenler bilir, çekirdek sesine acaip takıntım vardır, çekirdek yenen yerden uzaklaşırım....:) yaa nerden nereye geldim, ben bi yerlere gitmek istiyorum dedim artık:)
işte böyle yol maceralarımı da anlattım gidiyorum şimdi...canım arkadaşım arkabahçem yeni yazı konusunda bayağ ısrar etmiş saolsun:) al sana yeni yazı :) herkese iyi haftalar diliyorum..ülkemiz içinde önemli kararların alıncağı bi hafta inşallah hepimiz için hayırlısı olur.....
Yakın gel uçan mor yel Çünkü uykular çok güzel Al götür düşlerimi Beni göm dalgalara Sözler girecek içinden Özgür bırak bu akşam... acıları Öpüşünce şarkımla diller Gül kuruyacak geceye... ağlamadan Yakın gel gülen mor yel Yakın gel kara düşlerime Ateşler at üşüyen bedenime Uykulara yat (düş sokağı sakinleri)
....masumduk! yaşamaktan başka bir amacımız yoktu,onlar bizi bilemezlerdi..anlayamazlardı...
sevgili arkabahçem de sobelemişti beni ama zaman bulup yazamadım. görevlerimi yerine getireyim dedim dinlenme arasında.bu arada grip oldum ben:( 2 gündür gripten hayalet gibi geziyorum.ilaçlarımı alınca biraz iyi gibi oluyorum, o zaman ders çalışıyorum.ilacın etkisi geçince yine her yerim dökülmeye başlıyor.işte böyle atlatmaya çalışıyorum.bu pazar sınavım var ya ondan oldu galiba:( umarım sınava kadar geçer...şimdi vereceğim tarif benim favorimdir.kaçamak:) tabii o bildiğiniz kaçamak değil:) annem , annemin halası, ve ben her yıl kış aylarında kaçamak partileri yapar yeriz:) gerçi şahsen ben tek başıma hiç yapmadım.ama tarifini verip siz yapabilirsiniz.herkesin damak tadına uymaya bilir baştan söyliyeyim. ama şahsen ben çok seviyorum.
kaçamak ööle sade yenen bir yemek değil. ona bence tadını veren pekmez ve yanında peynirdir..
... Hakkımda ...
... Bağlantılar ...
... Son Yazılar ...
... Kategoriler ...
... Arkadaşlarım ...
... Linkler ...
... Şablon ...